tdaloglu@yahoo.com

Rasmussen’de uzlaşı, geride acı bir tat

HaberTürk

Tulin DALOĞLU

http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=420
 
PRAG-BUGÜN, Amerikan Başkanı Barack Obama’nın ilk kapsamlı yurtdışı seyahatinin son durağı Türkiye’deyiz. Ankara’ya gelinceye kadar geride üç zirve bıraktık: Londra’da G20,Strasbourg ve Kehl’de NATO ve Prag’da ABD-AB zirveleri. Her durakta, Türkiye’ye biraz daha yaklaştık. Obama, Strasbourg’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Londra’da Başbakan Tayyip Erdoğan’la ilk kez yüz yüze geldi. Karşılıklı, ilk intibalar edinildi. Ve hatta Avrupalı üst düzey bir yetkilinin ifadesiyle, Türkiye’nin, Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliği’ne karşı aldığı tavır, “Obama’nın ilk liderlik sınavını verdiği an oldu.”

Başbakan Erdoğan, Obama’nın “sözlü” taahhütleri karşılığında Rasmussen’in ittifakın yeni genel sekreteri olmasına karar verdiklerini açıkladı. Danimarka Başbakanının “Müslüman karşıtı” ve “PKK sempatizanı” olduğu kanaati daha kuvvetli olsa, Türkiye’nin bu konuda ikna edilmesi ihtimali daha düşük olurdu. NATO ittifakında yer alan Türkiye haricindeki bütün liderler Rasmussen’in “insan hakları konusunda” çok saygı duyulan bir şahsiyet olduğunda birleşiyorlar. Obama bile, Danimarka Başbakanı’nı “olağanüstü bir lider” diye tanımlıyorsa, ortada birilerinin yaptığı bir yanlış olması lazım. Ve bu yanlış “ötekilere” ait değil.

KARARIN TüM BOYUTLARI

Peki ne oldu? Obama’nın ulusal güvenlik danışmanı Jim Jones, PKK konusunda Türkiye’ye güvence verildiğini söyledi. ABD ve NATO, PKK’yı zaten terör örgütü olarak görüyor. Amerika’nın, Kasım 2007’de – gecikmeli de olsa – PKK’y-la mücadelede başlattığı işbirliği her iki tarafı da çoktandır rahatlatmış durumda. Irak’la yapılan stratejik anlaşma da ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Rasmussen ise Roj TV’nin “teröre” destek verdiğini gösterir bir kanıt çıkarsa, Danimarka mahkemeleri devreye girer, gereği yapılır diyor. Rasmussen’den de yeni bir söylem yok.

NATO kulislerinde konuştuğum üst düzey Avrupalı bir yetkili, “Türkiye hiçbir şey almadı” dedi. Hatta, bu yetkilinin iddiasına göre, Türkiye’ye “Genel Sekreter Yardımcılığı” dahi yok. Türkiye, İslam aleminin sözcüsü havasına girerken, Batılı müttefiklerinin İslam’a veya Müslümanlara savaş açtığı gibi bir edaya girmesi huzursuzluk yaratmış anlaşılan. Rasmussen’in, Müslüman karşıtı gibi gösterilmesi anlamsız bulunuyor.

Erdoğan, “Batı’nın yalnız ahlaksızlığını aldık” derken, Obama, Sarkozy ve Merkel, NATO’nun, Afganistan’da okula gitmek isteyen kız çocuklarının ve kadınların eşit haklarının güvencesi olacağının taahüdünü veriyorlar.

Anlaşılamayan unsur ise böyle bir uzlaşıda bile geride kalan acı tat. Üst düzey Avrupalı yetkili, “Erdoğan, hem Avrupa’ya hem de Amerika’ya şantaj yapan bir strateji izledi” dedi. Sarkozy ve Merkel’in, Danimarka Başbakanı yerine bir alternatif kabul etmeyeceklerini belli etmeleri konusunda ise aynı yetkili, “Obama, liderliğinin ilk sınavını verdiğini anladı ve hemen devreye girdi” yorumunu getirdi.

Aynı üst düzey yetkili, “Eğer bu toplantıdan karar çıkmamış olsaydı kötü olurdu. Obama, Türkiye’ye gidip, Ankara’dayken Türk tarafını ikna edebilirdi. O da Avrupalıları kötü gösterirdi. Başkan, Avrupalılarla birlikte tavır almayı tercih etti” dedi.

NATO kulislerinde, Türkiye’nin diplomatik anlamda çok büyük yenilgi aldığı konuşuluyor. “Uzun vadeli bir yenilgi bu,” diyen üst düzey Avrupalı yetkili, “Erdoğan’ın davranışları ve konuşmaları liderler üzerinde tatsız bir iz bıraktı” dedi. NATO’nun yeni Genel Sekreteri Rasmussen olurken, kulislerde Türkiye’yle ilgili anlatılan durum bu!…

Categories: HaberTürk