Nasıl bir stratejik ortaklık
HaberTürk
Tülin Daloğlu
http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=3391
Amerikan Başkanı Barack Obama, göreve geleli 200 gün ve Türkiye ziyaretini yapalı tam dört ay geçti. Bu ülkede geçen hafta açıklanan temmuz ayı işsizlik rakamlarının düşüş göstermesi ile de Obama, neredeyse çökme eşiğine gelen ekonomilerinin yeniden toparlanmaya başladığı mesajını verdi.
Amerikan Başkanı, Türkiye ziyaretinde “ticaret ve yatırımı” arttırma sözü vermişti. Ne var ki ikinci bir dört yıl daha seçilebilmesinin anahtarının “ekonomide” olduğunu söyleyen Obama için “dış ticaret” kesinlikle öncelik değil.
Son verilere göre gerileme gösteren işsizlik oranı yüzde 9,4 ile hala yüksek. Amerikan ekonomisinde iyileşmenin sürdürülebilmesi için hedeflerden biri ihracatı arttırmak. Bu arada da iç piyasada Amerikan mallarının alımını teşvik ederek kendi vatandaşlarına yeni iş olanakları sağlamak.
Böylesi bir ekonomik darboğaz yaşanırken Obama, Türkiye’yle ekonomik işbirliğini arttırmayı kendisi söylediği için takipçisi oluyoruz. Ama şimdilik bu açıklamaların “hazırlıksız” ve “desteksiz” dile getirildiği anlaşılıyor. Çünkü Obama’nın tarihi ziyaretinden bu yana bu konuda yaprak kıpırdamadı.
Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerindeki bu tabloya karşılık Obama’nın Mısır’a yaptığı ziyaretin ardından dikkatimi çeken gelişmeler yaşandı. ABD, Mısır’la, 27 Mayıs’ta, “ticaretle alakalı ve yatırım konuları ile ilgili stratejik ekonomik ortaklık planı” imzaladı. Bu plana göre, taraflar 90 gün içinde karşılıklı kapsamlı bir ticaret teşvik planı sunmaya ve bürokrasinin engel teşkil ettiği çarkların önünü açmaya karar veriyorlar.
Obama’nın Ankara’ya yaptığı ziyaret kapsamında veya sonrasında, Türkiye ile de böyle bir plan üzerinde pek ala anlaşılabilirdi. Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek haftaya Washington’da Obama ile görüşmesinde görüşmesinde – üç aylık durum teşhis döneminin tamamlanmasıyla birlikte – bu işin takipçisi olacak.
Burada mesele, Türkiye ve Mısır’ın ekonomik kalkınmışlıklarındaki farklılık değil. Ankara ve Kahire arasında bir rekabet yaratmak da değil. ABD’nin, Ortadoğu barış sürecinde Mısır’a “stratejik” önem verdiği için bu açılımları yaptığı ortada. Hatta, Gazze operasyonunun bitiminden bir hafta sonra, 26 Ocak’ta, İsrail serbest ticaret alanı üzerinden Mısır’a ülkesinde gümrük vergisiz ürün satma hakkını vermesi de sanırım bu yüzdendi.
Buradan yola çıkarak, Washington’un, Türkiye’yi, Ortadoğu’da veya başka bir bölgede “stratejik ortağı” olarak görmediğini iddia edemeyiz. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Türkiye’yi küresel sorunların çözümü için birlikte hareket edecekleri 7 ülke arasında sıraladı. Ama günümüzde ekonomik işbirliği güçlü olmayan hiçbir ilişki “stratejik” olamaz.
Milliyet yazarı Sami Kohen, Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in geçen hafta Ankara’ya yaptığı ziyareti “son zamanlarda yabancı devlet adamlarının Türkiye ziyaretlerinin en verimlisi” diye yorumladı. Akşam gazetesi ise Amerikan Büyükelçisi James Jeffrey’in Nabucco projesi varken Rusya ile Güney Akım projesine imza atılmasına sitem ettiğini yazdı. Ekonomik ilişkiler bu denli cılız kaldıkça daha sitem edilecek çok konu ortaya çıkabilir.
Türkiye, 2 trilyon 100 milyar dolar ithalat hacmi bulunan Amerikan ekonomisinden ancak 4,6 milyar dolar pay alabiliyor. Amerika’nın, Türkiye’ye ihracatı ise 10 milyar dolar. Türk-Amerikan ilişkileri gerçekten “stratejik” bir ehemmiyette ise bu rakamlar, komik. Umarım, “değişim” pek yakında bu rakamlara da olumlu yansır.
Categories: HaberTürk