Recent Articles
Mar 29, 2010 | Obama’nın zorlu dış politikası için yorumlar kapalı
ROBERT Kaiser,Washington Post’un kıdemli editörlerinden. Kaiser’la, geçen gün telefonda sohbet ederken, “bizim meslekte, her konu hakkında anında bir görüşünün olması; bir tarafı seçmen bekleniyor,” diye dertleşiyorduk. Kaiser, “Mesela Obama’nın dış politikası, başarılı veya değil – tak – cevabının olması lazım,” diyordu. Halbuki Amerikan Başkanı Barack Obama’nın ikinci yılında dahi dış politikasında nasıl bir ivme kazandığına öyle şipşak karar vermek mümkün değil. Ama başkanlığa geldiği günlerde kendine hedef olarak belirlediği konulardan ikisinde geçtiğimiz hafta ardı ardına istediğini kopartmasından da etkilenmemek söz konusu değil.
Read the story »
Mar 22, 2010 | Soru? için yorumlar kapalı
TÜRKİYE’nin, Amerika ile ilişkilerinde kriz var. AKP iktidarı bu krizin yönetiminin kontrolünü kaybetmediyse dahi, bu yaşanan süreci kontrol edebildiğini söylemek söz konusu değil. Zira Amerikan Kongre’sinden geçme ihtimali bu yıl için söz konusu dahi olmayan bir tasarının Temsilciler Meclisi dış ilişkiler komitesinde onaylanmasına karşın verilen ölçüsüz bir tepkiyle karşı karşıyayız.
Read the story »
Mar 15, 2010 | Namık Tan, işin tadı daha kaçmadan dönsün artık! için yorumlar kapalı
SANKİ Erdoğan ile Obama arasında kısa süreli bir yaz aşkı yaşandı ve bitti. Türk-Amerikan ilişkileri adeta -1 Mart’tan beter- yeni bir kriz havasında. Ankara, Washington’daki büyükelçisini belki de ikili ilişkilerin tarihinde ilk kez bu kadar uzun süreli çekme kararlılığında. Geçen hafta beni arayan AKP’li bir milletvekilinden öğrendiğime göre Namık Tan’ın, 24 Nisan’a kadar Washington’a gelmesine izin yokmuş. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, 12-14 Nisan tarihlerinde “Nükleer Güvenlik Zirvesi”ne katılımı için ise kesin karar henüz verilmemiş. Telefonda da dediğim gibi, Tan’a işbaşı yapmaya vize yoksa, Başbakan’ın da Amerikan başkentine gelmesi doğru olmaz. Burada, Başbakan, “istediği teminatları aldı ki geldi” derler; kimseye Büyükelçi’nin niye hâlâ gelemediğini anlatamazsınız.
Read the story »
Mar 9, 2010 | Sizi kaybetmek isteyen kim? için yorumlar kapalı
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Temsilciler Meclisi dış ilişkiler komitesinde geçen hafta yaşananları yanlış okuyor; ya da yanlış aktarıyor. Evet, 1915 olaylarını “Ermeni soykırımı” olarak adlandıran tasarı komiteden geçti; 1 oy farkla. Komitede oturan her vekilin –şahsi görüşü olarak- tarihin o döneminde yaşananları “soykırım” diye nitelendirmesine rağmen. Başbakan’ın dediği gibi bu vekiller, Türkiye’nin büyüklüğünün farkında olmasalardı geçen hafta bu tasarı güldür güldür geçerdi. Bugün de genel kurul gündemine alınır, işin devamı getirilirdi. Halbuki bu tasarının komiteden öteye gitmeyeceğini herkes biliyor.
Read the story »
Mar 1, 2010 | Birileri alay ederken… için yorumlar kapalı
TÜRK dış politikası öylesine “eksen genişletme” odaklı oldu ki, eksenin merkezinde nasıl bir siyasi vizyon olduğunu anlamak giderek daha karmaşık bir hale bürünüyor. Mesela, Washington’da, Amerikalılardan, gazeteci olarak, bu hafta öğrendiğim bir “haber” var ki aklımı çok karıştırdı. Bilmiyordum.
Read the story »
Şub 22, 2010 | Hepimizin morali bozuk… için yorumlar kapalı
GENELKURMAY Başkanı İlker Başbuğ, ordunun moralinin bozuk olduğunu söyledi. Başbakan Tayip Erdoğan -cevaben- kendisinin de moralinin bozuk olduğunu aktardı. Doğrusu benim de -her şeyden önce- Washington’da yaşayan bir Türk vatandaşı olarak moralim bozuk bu aralar. Memleketin, yıllarca mücadele ettiği davasına sahip çıkamadığını izlemekten bıktım. Ağzımızda bol laf; neredeyse yedi düvelin fatihi olduğumuza inanacağız ama hâlâ kendi davalarımıza sahip çıkmasını bilmiyoruz.
Read the story »
Şub 15, 2010 | İran’la devam mı? için yorumlar kapalı
EĞER Amerika’nın Ortadoğu coğrafyasındaki etkinliği zayıflıyorsa, İran’ın da kendini giderek bölgesinde bir güç odağı olarak görmesi kaçınılmaz olabilir. Hal böyle ise Tahran, bugün, İsrail saldıracak diye korkup nükleer programından vazgeçmez. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, geçen hafta, İsrail İran’ın nükleer tesislerine saldırırsa “Siyonist rejimin sonsuza dek ortadan kaldırılması gerektiğini” söyledi. İsrail’e karşı bölgedeki yoğun nefrete baktığınızda Ahmedinejad’ın verdiği gaza kapılacak milyonlar olduğunu görmek zor değil. Yani, ortaya çıkan tabloda, ya İran’ın nükleer bir güç olmasına izin verilecek ya da savaş çıkacak gibi duruyor. Sahi, öyle mi?
Read the story »
Şub 8, 2010 | İllüzyonlar ışığında için yorumlar kapalı
BİR gün, bir grup maymun, ağaçların üzerinde oynarlarken -biri- aşağılarında akan derenin üzerinde Ay’ın yansımasını görüyor. Ay, dereye düştü sanıp panikliyor. Arkadaşlarını çağırıyor. Hepsi, el-ele, kuyruk-kuyruğa uzunca bir zincir oluşturup, düştü dedikleri Ay’ı kurtarmaya koyuluyorlar. Tam birinin eli Ay’ı tutacak kadar yaklaşmışken, suya değen parmakları Ay’ı alıp, götürüveriyor. Maymunlar ne olduğunu anlamaya çalışırlarken, birinin gözleri gökyüzüne kayıyor. Bir bakıyor ki Ay hiç düşmemiş. Derenin üzerinde gördükleri, illüzyondan ibaretmiş.
Read the story »
Şub 1, 2010 | Washington’dan görünen Ergenekon için yorumlar kapalı
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, darbe planları kervanına geçen hafta bir de “Balyoz” eklenince, “kim bilir bundan sonra neler ortaya çıkacak?” diye konuştu. Olan – olmayan her darbenin arkasında Washington’un parmağının olduğuna inanıldığı için de Amerikan başkentinde bir durum yoklaması yaptım. Öncelikle, Obama yönetiminde Türkiye ile ilgili konuşabilecek hiçbir yetkili bu konuya girmiyor. Bu, Türkiye’nin iç meselesi diyorlar. Kestiriyorlar. Bitiriyorlar.
Read the story »
Oca 26, 2010 | Demokrasi hayal olursa… için yorumlar kapalı
SİYASETÇİLERİN, kamuoyunun gündemini istediklerinde değiştirebilmeleri bir hünerdir. Demokratik düzene sahip toplumlarda da gazetecilerin işlevlerinden biri bu gündemin neden, niçin, kimin çıkarına böylesine hızla değiştiğini mercek altına alabilmektir. Toplumun çıkarını gözetebilmek adına… Zira siyasetçiler yalnızca kendi söylediklerinin gerçek olarak kabul edilmesini isteseler de, demokrasi felsefesinin özünde gerçeğin göreceli bir kavram olduğu yatar. O yüzden demokrasilerin sürdürülebilmesinde özgür medyanın yeri hayati önemdedir.
Read the story »
« Older Entries
Newer Entries »