tdaloglu@yahoo.com

Hangi normalleşme sürecinden bahsediyoruz

HaberTürk

Tulin DALOĞLU

http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=1382
 
GEÇEN hafta, Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkileri normalleştirme sürecinin tartışıldığı, Türkiye hakkındaki çalışmaları ile dikkat çeken Jamestown adlı düşünce kuruluşunun düzenlediği bir toplantıda Ermenistan’ın Washington Büyükelçiliği müsteşarı Varuzhan Nersesyan’ın bir çıkışına tanık oldum.

Washington’daki toplantıda önce Hayfa Üniversitesi profesörlerinden Brenda Shaffer, “Türkiye ve Ermenistan’ın ilişkilerinin yalnız ikili kapsamda ele alınmasının bölge için tehlikeli bir gelişme” olduğunu savundu.

Jamestown uzmanlarından Vladimir Socor, “Görülüyor ki Türk hükümeti geri adım attı. Dağlık Karabağ meselesinin bu normalleşme sürecinin bir parçası sayılmaması hata olurdu” dedi.
Nersesyan ise “Bu suni bağı hangi gerekçeyle ortaya çıkardığınızı anlamıyorum. Ama bu bağ, ilişkilerin normalleştirilme sürecini başarısızlığa mahkum eder” dedi. Socor “Ortada, suni bir bağ kuran yok, bu Türkiye’nin, 1993′den beri izlediği resmi politikası,” yanıtını verdi. Nitekim Başbakan Erdoğan Azerbeycan’da, “Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden sınır açılmaz” demişti.

Toplantı sonrasında konuştuğum Amerikan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili “[Ankara - Erivan ilişkilerinin normalleştirilme sürecinde varılan] yol haritasında hiçbir önkoşul yok” vurgusunu yaptı. Washington kulislerinde Erdoğan’ın bu açıklaması, Ankara – Erivan arasında varılan yol haritasının “ölü doğduğu” yorumlarını beraberinde getiriyor.

“Karabağ meselesi çözüldüğünde zaten Türkiye’nin Ermenistan’la sınırını kapalı tutması için bir gerekçe kalmayacak” diyen bir diğer Amerikalı yetkili, “Ankara ve Erivan arasında varılan mutabakatın anlamı bu meseleye takılı kalmadan ilişkilerin normalleştirilmesiydi. Erdoğan’ın, Bakü’de söyledikleri bizi başa döndürdü” değerlendirmesini yaptı.

Anlaşılan, Ermenistan, dağlık Karabağ’ı çevreleyen Azeri topraklarındaki askerlerini çekme kararı vermek üzere. Bu, Dağlık Karabağ meselesinin çözümünü sağlamayacak olsa da bu yönde atılacak belirleyici bir adım sayılıyor.

Washington kulislerinde, Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarla Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın bu adımı atmasını neredeyse imkansız hale getirdiği kaygısı var. Sarkisyan’ın, Ankara ile ilişkileri normalleştirmek için Kon-gre’nin bu yıl 1915 olayları ile ilgili tasarıyı gündeme almaması telkininde bulunduğu dahi iddia ediliyor.

Ermeni diasporası da Erivan – Ankara yakınlaşmasını yakından takip ediyor. Bu süreç başarısızlığa uğrarsa, korkarım Amerikan Kongresinde bekleyen meşhur tasarının önü de açılacaktır.

Konu, Ankara’nın, Erivan’la ilişkilerini normalleştirme kararının tartışılması değil; Ankara’nın 22 Nisan’da duyurduğu anlaşmadan hızla çark ettiği görüntüsünü vermesi.

Amerikan Başkanı Obama’nın Erdoğan’ın bu konuda gösterdiği performansı dikkatle izlediği söylenebilir. Bu süreç iki liderin önümüzdeki dönemde kuracakları ilişkinin niteliğini de belirleyecek önemde.

Başa dönersek; Varuzhan Nersesyan, toplantıda Ankara’yla varılan mutabakata atfen son gelişmeler hakkında haklı bir çıkış yaptı. Türk Büyükelçiliği’nden Tuncay Babaali yaptığı cevabi değerlendirmede ortada birbirine paralel giden iki ayrı süreçten bahsetti. Ön koşullardan bahsetmedi.

Kendini Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin Washington temsilcisi olarak tanıtan Aram Avetisyan ise, Amerikan federal hükümetinden doğrudan yardım almak istediklerini söyledi. Tabii ki olmayacak bir iş…

Categories: HaberTürk

taobao