Obama, partizanlıktan yakınıyor
Amerikan Başkanı Barack Obama, muhalif partinin sahasında politikalarını savundu ve “birimizin diğerini elinden geldiğince kötülediği vakit, üzerinde çalıştığımız işleri sonuca ulaştırma zamanı gelince, bunu yapabilmek zor oluyor,” dedi. Obama, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi parti vekillerinin Baltimore’da düzenledikleri konferansta hem konuşma yaptı, hem de muhalif vekillerden gelen soruları yanıtladı. CNN gibi haber kanalları da bu oturumu neredeyse başından sonuna canlı yayınladı.
Obama’nın bu hamlesi, İngiliz Parlamentosu’nda Başbakan’ın – adını “soru zamanı” verdikleri bir gelenekleri çerçevesinde – muhaliflerinden gelen soruları yanıtladığı anla kıyaslandı. Zira Türkiye’de, Başbakan’ın ne TBMM kürsüsünden muhalif parti vekillerinin sorularını yanıtladığı vakidir, ne de CHP gibi muhalefeti temsil eden bir partinin toplantısında – salt muhalif – vekillerden gelen sorulara yanıt verdiği.
Obama ise ülkesinin düşmanları ile koşulsuz konuşmaya hazır olduğunu söylediği gibi, ülke içinde muhaliflerinin sahasına gitmekten ve kendi politikalarını savunmaktan da kaçınmadı. Obama, uzatmaları ile birlikte yaklaşık iki saati bulan bu toplantı sonrasında Cumhuriyetçi vekillerin elini sıkarken, “şu andan çok zevk aldığımın farkındasınız, değil mi?” diyerek de – siyasi ateş altındayken dahi – sinirlerine hakim ve rahat olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Amerikan Başkanı, “partizanlığa son” verilmesi çağrısını yaptığı bu konuşmasında, Cumhuriyetçi vekillerin istediği politikaları yürürlüğe koymasına mani olmasından şikayetçi oldu. Dahası Obama, muhalif vekillerin bir tarafta ekonomiyi kalkındırmak için federal bütçeden para harcanmasına karşı oy kullandıklarını, öte taraftan da Demokratların sayesinde harcanabilen bu paranın yeni iş yerleri açılmasına yardımcı olduğunda, Cumhuriyetçilerin gidip açılış kurdelelerini kesmeye “hayır” demediklerine dikkat çekti.
Obama, Cumhuriyetçilerin, kendisini ideolog olarak göstermesine de itiraz etti. Ama Amerika genelinde Obama, bu ülkenin gelmiş-geçmiş en liberal başkanı olarak kabul edilmekte. Bu farklılıklara rağmen ise Obama, Cumhuriyetçilerle ortak bir dizi fikri paylaştıklarını ve birlikte çalışabildiklerini de söyledi. Amerikan başkanı, bunların başında askerleri ilgilendiren bütçenin kabulünü sıraladı.
Siyasi yorumcular, Obama’nın bu hamlesi ile “partizanlığa son” verilmeyeceğini vurgularlarken, Bush döneminde de üç aşağı-beş yukarı aynı ifadelerin işitildiğini ve atmosferin o zaman da – belki bugünden daha da koyu – partizan olduğuna dikkat çekiyorlar. Ve yorumcular, Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu başkanın partisinin elinde bulundurduğunu vurguluyorlar.
Sonuç olarak, partizanlık adına konuşmanın zararı yoktur, ama Kongre kasım ayında seçime hazırlanırken kimsenin “kamuoyu yoklamalarına aldırmadan” benim politikalarıma destek verin lafının arkasında marş marş yürümesinin beklenmemesi gerektiğini anlatıyorlar.
Categories: Washington Notları