tdaloglu@yahoo.com

Cidden kutuplaşıyoruz

http://haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=5946

DÜNYANIN neresine giderseniz gidin mutlaka insanların sıkıntıları, yaşadıkları ülkelerin siyasi açmazları, karışık işleri hep vardır. Amerika gibi kalkınmış ülkelerde de vardır. İş, iktidarı elde tutmak olunca acımasızdır oynanan oyunlar, arkadan çevrilen dolaplar, hiç pahasına satılan dostluklar… O nedenle Washington’da “arkadaş arıyorsan, git kendine bir köpek al” derler. Yine de sistemin içinde solumaya başladığınızda görürsünüz ki çoğunluk, ilişkilerinde yüz-göz olacak kadar ileri gitmek istemez.

Kongre’de son yıllarda siyasiler arasında giderek yerleşen ideolojik ayrışma ise gün gelir nefesinizi keser. Ama birlikte savaşmadan iş yapmaya ve ortaklaşa kanun metinlerinin altına imza atmaya devam ederler. O yüzden de Amerika sadece görüntüde kutuplaşıyormuş gibi yapar. Televizyonlara bakarsanız elbette başka bir hikâyeyi dinliyor olabilirsiniz. Mesela, muhafazakârların yayın organı olan Fox televizyonunu sürekli izlemeye kalksanız Amerika’nın tarihinde hiç görmediği bir kutuplaşmanın içinde olduğuna inanırsınız. Ama günlük ortalama 2.6 milyon izleyicisi olduğunu düşünürseniz, Amerikalının Fox’un yayın çizgisine çok kafayı takmadığını da anlarsınız. Neticede bu kanalı seyredenler, Amerikan nüfusunun yüzde 1’inden de az bir kitle. Son kamuoyu yoklamaları da Amerikalının üçte ikisinin merkezde olduğunu gösterdi. Tabii, koyu dindar evanjeliklerin yüzde 25’inden de fazlasının son başkanlık seçimlerinde oyunu Amerika’nın en liberal başkanı olarak kabul edilen Barack Obama’ya verdiğini göz önüne alırsanız, bunda şaşılacak bir şey yok.

JENKINS’İN SUNUMU

Bizde de halkın neredeyse yarısı AKP’ye oyunu verdi. Bizde de farklı görüşleri temsil eden yayın kuruluşları -aynı Fox gibi- bir tek kendilerinin “doğru”yu bildiği iddiasında. Ama bizde sadece görüntüde yer alan bir kutuplaşma yok. Farklı görüşlerde olan insanlarımız sanki artık birbirine tahammül edemiyormuş gibi.


Gareth Jenkins’ın geçen hafta Kongre’de, Arı Vakfı’nın düzenlediği -Türkiye’de de gündem yaratan- toplantısında ortaya çıkan asıl manzara buydu. Jenkins’in Ergenekon davasıyla ilgili sunumunu merakla dinlemeye gelen yabancı katılımcılar belki de ilk defa bir Washington toplantısında Türklerin arasındaki kutuplaşmaya böylesine tanık oldular. Toplantı çıkışında izlenimlerini sorduklarım, sorulan soruların ateşine ve toplantı odasındaki atmosferin gerginliğine dikkat çektiler. Toplantının moderatörü Washington Enstitüsü Türkiye Araştırma Bölümü’nden Yurter Özcan’a karşı bile tavır alındı. Türkiye’de hakkında çıkan -ipe sapa gelmez iddialar- Amerikalıların dikkatini çekmişti. Washington da burada yaşayanların köyü olduğu için herkes kimin ne olduğunu biliyor. Amerikalılar, Jenkins dahil toplantıyı düzenleyenlere karşı yapılan şahsi karalama kampanyasına belki de Ergenekon’dan daha fazla dikkat ettiler.

HUZURSUZ GÖRÜNTÜ

Dahası, Zaman Gazetesi’nden bir grup köşeyazarı temmuz ayında Washington’da -kapalı kapılar ardında yaptıkları toplantılarda- Obama yönetiminin Ergenekon davasına sahip çıkıp, sürece destek vermesi için lobi yapmamış olsalardı belki o gün toplantı salonunda tanık olduklarını böylesine not etmeyeceklerdi. Bugün ise Türk insanı, kendi sınırları içinde ve dışında birbiriyle geçinemeyen, huzursuz, tahammülsüz ve kibirli bir görüntü sergiliyor. Jenkins’in, Ergenekon iddianamesini bilfiil okuyarak aslında teknik hukuki düzeyde yaptığı saptamalardan o yüzden faydalanmasını bilemiyoruz. Yazık!

Categories: HaberTürk