tdaloglu@yahoo.com

Kongre seçimleri, Ermeni tasarısını yeniden gündeme taşır mı?

http://haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=5573

TÜRKİYE gündeminden bir an için kopun. Amerika’daki son siyasi ortama göz atalım. Üstelik geçen hafta yapılan yerel seçimlerin Türkiye ile ilişkilere dolaylı olarak yansıma olasılığı hayli yüksek. Şöyle ki:
Bu ülkede, geçen hafta salı günü yapılan yerel seçimlerde özellikle üç seçim kritikti: Virginia ve New Jersey valilik seçimleri ile Temsilciler Meclisi’nde New York eyaletini 23’üncü bölgede kimin temsil edeceği… Amerikalı seçmen her iki valilik yarışında da tercihini Cumhuriyetçi Parti’nin adayından yana koydu. Neticede, Demokratlar, Obama’yı Beyaz Saray’a taşıyan “bağımsız” seçmeni yarı yarıya kaybettiler.


New York’ta ise 140 yıl aradan sonra ilk kez Demokrat Parti’den bir aday 23’üncü bölgede seçimi kazandı. Ama buradaki seçim, aynı zamanda, Cumhuriyetçi Parti’nin içinde bulunduğu krizi de gün ışığına çıkardığı için önemliydi. Parti, kendi adayı, Dede Scozzafava’yı yeterince muhafazakâr bulmadığı için dışladı. Günahı, kürtaj ve gay haklarını savunmak olan Scozzafava seçimden üç gün önce çekildiğini açıklarken Demokrat Parti’nin adayına destek verdiğini söyledi.


Hal bu olunca, Cumhuriyetçilerin kırk-beş yıl önce yaptıkları hatayı tekrarlaması hayli mümkün gözüküyor. O dönem, partinin kurultayında New York Valisi Nelson Rockefeller partisinin “başkan adaylığını” kaybettiğinde yaptığı konuşmada, “Bu aşırıya kaçan kişiler korkudan, nefretten ve terörizmden besleniyorlar. Bunlar birbirimizden kopmamızı istiyorlar. Cumhuriyetçi parti bu insanları reddetmelidir” diyordu. Sanırsınız ki Rockefeller bugün partisinin lideri konumundaki radyo programcısı Rush Limbaugh gibilerine hitap ediyor. Önemli olan ise Rockefeller’ın yerine “Bay Muhafazakâr” diye bilinen Barry Goldwater’ı partinin başkan adayı yapan Cumhuriyetçilerin o yıl seçimi kaybetmiş olmaları.


Bu noktadan hareketle Cumhuriyetçilerin partiyi “merkez”e yakın bir noktaya getiremeyecekleri, Obama’nın da -bir sonraki başkanlık seçiminde- seçmenini yeniden bir yıl önce olduğu gibi mobilize edemeyeceği sonucuna varamayız. Ama gelecek yıl Kongre seçimlerinin olduğu kesin.


Bu seçimler için önemli olacak unsurlarda da iki madde öne çıkıyor: Obama’nın iç politikada birinci önceliği olarak açıkladığı sağlık reform paketi ve Amerikan ekonomisi. Sağlık reform paketi, cumartesi gece yarısına doğru Temsilciler Meclisinden geçti. Ardından Kongre’nin her iki kanadında kabul edilecek olursa bu metinlerin birleştirilerek bir bütün olarak Kongre’nin oyuna sunulması gerekiyor. Zor bir süreçten bahsediyoruz.


Ekonomide ise kriz dönemi geride kaldı dense de geçen ayki işsizlik oranı -federal hükümetin belli sektörleri batıştan kurtarmak için piyasaya sürdüğü toplam 787 milyar dolar yardıma rağmen- yüzde 10.2 ile yeni bir rekor daha kırdı. Bu sorun, Kongre seçimlerine kadar bu düzeyde sürerse Demokratların işi iştir.


Bunlar hemen gözüken meseleler. Beyaz Saray, geçen dönem içinde aşındırıldığına inandığı federal hükümetteki güçler dengesini ve adalet sistemini de düzeltmeye çalışıyor.


Demokratlar, Kongre seçimlerinde çoğunluğu kaybedebileceklerini hissederlerse, siyasetin acımasız yüzü ortaya çıkacaktır. O aşamada Ermeni kökenli seçmenin oyunu kıymetli addederlerse malum “soykırım tasarısı” bir kez daha gündeme gelir. Hem de Türkiye’nin Ermenistan’la sürdürdüğü normalleşme sürecinden bağımsız olarak!

Categories: HaberTürk