tdaloglu@yahoo.com

Obama’nın zorlu dış politikası

http://haberturk.com/yazarlar/504100-obamanin-zorlu-dis-politikasi

ROBERT Kaiser,Washington Post’un kıdemli editörlerinden. Kaiser’la, geçen gün telefonda sohbet ederken, “bizim meslekte, her konu hakkında anında bir görüşünün olması; bir tarafı seçmen bekleniyor,” diye dertleşiyorduk. Kaiser, “Mesela Obama’nın dış politikası, başarılı veya değil – tak – cevabının olması lazım,” diyordu. Halbuki Amerikan Başkanı Barack Obama’nın ikinci yılında dahi dış politikasında nasıl bir ivme kazandığına öyle şipşak karar vermek mümkün değil. Ama başkanlığa geldiği günlerde kendine hedef olarak belirlediği konulardan ikisinde geçtiğimiz hafta ardı ardına istediğini kopartmasından da etkilenmemek söz konusu değil.

Obama’nın başkanlığının önceliklerinden olan sağlık reformunun yasalaşmasından ve Rusya ile aralık ayında son bulan stratejik nükleer silahların azaltılması anlaşmasında mutabakata varılmasından bahsediyorum. Evet, Rusya ile varılan anlaşma – koca bir vizyonun – nisbeten küçük bir adımı. Çünkü Obama, nükleer silahtan arınmış bir dünya yaratabilme arzusunda. Yerkürenin üzerinde en fazla nükleer başlığa sahip iki ülke olarak ABD ve Rusya’nın envanterlerinde yapacakları azaltma da bu anlamda hayli önemli bir gelişme. Ama ileriye doğru baktığımızda

Obama yönetiminin, iki kritik konuda daha kendini ispatlaması gerekiyor: İran’ın nükleer meselesi ve Ortadoğu barış görüşmeleri. (Irak ve Afganistan’daki savaşların akıbetlerini de elbette unutmamak gerekli.) Obama yönetimi, İran’ın atom bombası üretmesine müsaade etmeyeceğini söylüyor. Obama, İran’a uzattığı dostluk ve diyalog elinin geri itildiğini anlatıyor. Öte taraftan, İsrail’in Doğu Kudüs’te yerleşim birimleri inşaatlarını sürdürmekte ısrarcı olması ortamı hepten germiş durumda. Ortadoğu barış görüşmeleri diye bir şey şu an için dolaylı veya dolaysız yok! Obama’nın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile geçen salı akşamı Beyaz Saray’da görüştüğünde Kudüs’ün haritasını açıp, rahatsız olduğu yerleşim birimlerini tek tek işaretlediği anlatılıyor. Obama’nın, Netanyahu’ya bu yerleşim birimlerinin inşaatını durdurması için bu hafta sonuna kadar süre tanıdığı ileri sürülüyor.

Sonrasında, ne olacak kısmı muamma. Amerika’nın eski başkanlarından Dwight Eisenhower gibi Obama’nın da Netanyahu’yu İsrail’e yapılan yardımı kesmekle tehdit edebileceği iddialar arasında dile getiriliyor.Washington kulislerinde, İsrail’le ilişkilerde yaşanan krizin daha büyümeden çözüleceği kanaati hâkim. Her halükârda bölge, İran ve Ortadoğu barış görüşmeleri arasında kitlenmiş halde. Öyle ki,Washington’ın, ne İran üzerinde ne İsrail üzerinde ne de Arap ülkeleri üzerinde – şu an için – hiçbir caydırıcılığının kalmadığı gibi bir tablo çıkmış durumda ortaya. Tabiatıyla, bu durumda dış politikayı döndürebilmek kolay değil.

Arap Birliği, bu hafta sonu, İran’la diyalog çağrısında bulunurken; bu işin, yaptırımsız ve savaşsız halledilmesi arzusunu dile getiriyor. Nihayetinde soru, Obama’nın, İran’ı durdurma konusunda ne kadar ileriye gitmeyi göze alacağında kitleniyor.Washington kulislerinde, 1991 ve 2003 yıllarında Irak’a yapılan hava saldırılarında kilit rol oynayan Diego Garcia üssüne yığınak yapıldığı söyleniyor. Yer altındaki yapıları imha etme kabiliyetinde olan 387 adet Blu-110 ve Blu-117 bombalarının sevkıyatının ocak ayında tamamlandığına işaret ediliyor. Amerikalı yetkili, İran’a karşı her olasılığın masada olduğunu vurgularken; “önceliğimiz diplomasi ve yaptırımlarla bu işi çözmek,” diyor.

Categories: HaberTürk